Gecen hafta yağan kar o kadar güzeldi ki hep böyle kal diye içimden geçirirken duydu beni ve cevap verdi erimem gerek, çamur olmam gerek diye:))))
peki dedim gülümseyerek, ama birden "soğuk" yukarıdan bağırdı, eritmemmm seni, daha buz olacaksın dedi, yapma dedik karla ama dinlemedi soğuk:))) şimdi hava -15 derece ve tüm ağaçlar buzullar ülkesindeki kraliçeyi bekliyor:))
ve işte biz karla, soğukla bunları tartışırken küçük masum bir kayışla azıcık boynumu incitmişim:)) ve 3 günlük raporla evdeydim...öncelikle yorumlara cevap veremediğim için özür diliyorum....
şimdi çok daha iyiyim, zaten çalışan bir insan evde 2 günden fazla kalınca etrafa saldırıyorrrr:))))
hımmm hafta başına 3 kitap tavsiyesi ile başlasak nasıl olur:))
bu sefer kitapları okuyup tavsiye vermek istedim ve işte başlıyoruz....
yazma sıram okuma sırasına göredir;)
***A.Ş.K neyin kısaltmasıdır ? Tuna Kiremitçi...
Yayınevi Doğan Kitapçılık A.Ş. 191 sayfa:)
Tuna Kiremitçi'nin daha öncede Git Kendini Çok sevdirmeden kitabını okumuştum ve o kitabı daha çok beğenmiştim....
Her yazar gibi kendine has yalın bir dili ve kurgulaması var ve daha önceki kitabındaki kurgusunu dilini az çok bildiğim için, bu kitap ilk çıktığı hafta hemen gidip aldım...kitabın içinde küçük hikayeler var, fakat 2. yarıdan sonra bende bir türlü kitaba sarılamama duygusu oluşturdu, aslında genelde tam tersi olur ama...belki de sonlara doğru olan hikayelerde ki basitlikti bilemedim.
dili zaten çok doğal ve anlaşılır, kısacası yine de keyifle okudum ama favorim Git Kendini Çok Sevdirmeden...
İkinci kitabım Sunay Akın'ın "Kırdığımız Oyuncaklar" kitabı.
Çınar Yayınlarından 191 sayfa
Oyuncak deyince hangimiz dayanabiliriz ki, sanıyorum hiçbirimiz ve birde unutamadığımız oyuncakların bir kitapta hoş ve yalın ama etkileyici bir şekilde anlatılmışlarsa, değmeğin keyfimize...
Kitapta bizim için önemli oyuncakların hikayesi anlatılırken, güzel benzetmelere ve sözlere yer veriliyor...ve eğer Sunay Akın'ın oyuncak müzesine gitme fırsatınız olursa gidin ve bana da anlatın:) gerçektente büyük bir keyifle ve zevkle okudum, sonuçta Sunay Akın:)))
ve gelelim son kitabımıza; Jane Green'den "bebek diye diye!.."
Kelebek yayınlarından 360 sayfa...
şimdi bu kitabın ismini duyupta zeyno bu ne demeyin:))) kitabı sevgili tarçın'ın sitesinde görmüştüm ve hadi bakalım dedim...Kitabı bence bebek sahibi olmayı düşünen ya da bunu takıntı haline getiren ya da bebek sahibi olupta değişik 1 psikoloji içine giren anneler, kısacası tüm arkadaşlarınıza hediye edebileceğiniz hoş bir kitap:)))
yazar 3 tane kadın ele alıyor ve onları o kadar güzel gözlemlemiş ki, sizde 4. kadın olarak kitapta yer alıyorsunuz ve okurken aa, olamaz, hahaha gibi tepkilerle karşılaşıyorsunuz....okurken bazı yerlerde kahkahalarla güldüm, kimi zaman derin düşüncelere daldım, ama çok eğlendim ve iyi ki okumuşum dedim, sanıyorum 28 üstü her kadına ve hatta erkeğe lazım...
aslında keşke bloglar arasında yemek etkinliklerinden başka o ay içinde belirlenen 3-4 kitaptan birini bile okuyup tartışsak falan filan, yazarken aklıma geldi de, daha fazla uzatmayayım bu fikir başka zamana :)))
kucak dolusu sevgiler...
Not: Fotoğraf Küçük Hikayeler'e aittir...