
Bu aralar hayat bildiği gibi geliyor işte,
Pardon adınız neydi diyenler,
Bir fincan kahvenin hatrını unutmayanlar,
Sokaktan geçen kırmızı tramvay,
İyi ki doğdun Duygu,
Moda çay bahçesinde kahvaltı,
Denize karşı uyanmak,
Taksim’de eski bir dükkan,
Galata Kulesi,
Doğan apartmanı,
Gece Boğaz,
3 Kadın,
İstanbul sokakları,
Kız kıza,
Taksim- Kadıköy sarı dolmuş,
Geniş açı, ve çakır keyif...
Metrobüs durakları,
Martılar,
Galata köprüsünde “Zeynep hoşgeldin” diyen bir yunus,
Vapurda acı ama keyifli bir çay,
Adaşçığım ile geçirilen süper bir Cumartesi,
Dahası fotoğraflarda...
Soranlara duyrulur,
Uzaklara dalsam da,
Gönlüm sıkılmıyor artık,
Sıkıldığı zaman,
Nane çayı içiyorum,
Dostlarımı arıyorum,
Yün elbiselere takmış durumdayım,
Birde babetlere,
Falımda yine yollar varmış,
Ne güzel,
zıp zıp misali...
Hayaller de çok uzaklar var yine,
Nafile demeyin sakın,
gülümseyin
:)