Beyaz çamaşırlar,
el işi yatak örtüleri,
eski bir sandık,
içinde pek çok anı,
elma ağacının altında tavla,
düşeş mi, şeş mi...
sarı sokak lambası,
köy kahvesi,
limonata,
pala bıyık,
Eski bir Rum sineması,
mum ışığında içilen Türk kahvesi,
Dağ havası,
köy havası,
hepsi ve daha fazlasını bulduğumuz Şirince'de...
Aslında günübirlik gidecektik, ama bir gece kalmaya karar verdik.Sonra o kadar sevdik ki bir gece daha kaldık.
Doğa Pansiyon'un sahibi Mustafa Bey ve eşine çok teşekkür ederiz.
Sokaklarında kendimizi bulduk, hoş sohbetler ettik, yemekler yedik.
Özlem Gözleme Evi'nde Ali'nin maceralarını dinleyip, odun ateşinde pişen yemeklerden yedik. Tam karşısında ki Kıvırcık şaraplarında Kıvırcık amca ve eşi ile uzun sohbetler ettik.
Hayat oralarda belki daha anlamlı, belki daha huzurlu, umarım bu büyüsü hiç bozulmaz.
ve iftar zamanı etrafa yayılan sessizliğin içinde, Ramazan davulcusunun o güzel manilerine kulak kabarttık.
güzel bir hafta diliyorum
kucak dolusu sevgiler