Bir vişne, birde sen,
hiç unutmuyorum o yazı.
Hani vişne ağacına çıkmak için yazı tura atmıştık
ve sen kazanmıştın.
Ama, inatçı ben,
sen ağaca tırmanırken ayağından çekmiş ve seni yere düşürmüştüm.
Kızgın bakışlarını bugün bile hatırlıyorum,
ama hiç sesini çıkarmamıştın.
Sadece ne bakıyorsun ayağım kırıldı demiştin.
Korkmuştum,çünkü herkes beni suçlayacaktı,
ve evet suçluydum....
ama sen, kimseye benim düşürdüğümü söylememiştin.hiç unutmuyorum o yazı.
Hani vişne ağacına çıkmak için yazı tura atmıştık
ve sen kazanmıştın.
Ama, inatçı ben,
sen ağaca tırmanırken ayağından çekmiş ve seni yere düşürmüştüm.
Kızgın bakışlarını bugün bile hatırlıyorum,
ama hiç sesini çıkarmamıştın.
Sadece ne bakıyorsun ayağım kırıldı demiştin.
Korkmuştum,çünkü herkes beni suçlayacaktı,
ve evet suçluydum....
Bir ay boyunca ayağın alçıda kalmıştı.
Herkes üzerine yazılar yazarken,
elimde kalem ile yanına geldiğimde, yazmamı istememiştin.
***Tüm bu olanlara rağmen, ben ise hiç özür dilemedim...
Bir ay boyunca, ben etrafta mutlu mutlu gezinirken sen ya beni izliyordun ya da kitap okuyordun.
Büyük bir vişne bahçesiydi bizim ki,
kaç tane vişne ağacı vardı hatırlamıyorum ama epey çoktu.
Sonra bir sabah uyandığımda seni kahvaltıda göremeyince,
nerede olduğunu sormuştum.
Birden mutlu olmuştum.
Artık seni kızdırmayacaktım, güya kendi kendime söz vermiştim.
Macit Amca, küçük kamyoneti ile bahçe kapısından içeri girdiğinde
herkes kapıya koşmuştu,
Alçın elinde, gülümsüyordun.
Sanırım mutluydun.
Bisiklete binmek istiyorum demiştin,
Bende seninle gelmek istiyordum, tek oyun arkadaşım sendin.
Ama bana hiç bisiklete binmeyi öğretmemiştin, kızlar binemez demiştin...
Sonra ki günlerde bir daha hiç benimle vişne ağaçlarına gelmedin, oysaki vişneyi ne kadar çok severdin...
Sanırım bana küsmüştün,
bu hafta bizim için çok önemli,
vişneler artık oldu, onları toplayacağız,
ve topladığımız vişnelerin bazılarını siz ayıklayacaksınız.
Vişneler burada ayıklanacaktı.
Birbirimize bakmadan oturduk ve teyzemin getirdiği sepetteki vişneleri ayıklamaya başlamıştık.
Öğleden sonra, dayanamamış ve ayağını sormuştum, cevap vermemiştin.
Umursamadan, elindeki vişneleri ayıklamaya devam etmiştin.
Birden sinirlendiğimi hatırlıyorum ve halen anlayamadığım bir davranışla, elimde ki vişneleri sana fırlatmıştım.
Sanırım bardağı o gün fazlasıyla taşırmıştım.
Yaptığımın bende farkındaydım ama olmuştu bir kere.
Uğraşma benimle vişne güzeli demiştin.
Birden kendimi tutamamış ve gülmeye başlamıştım.
Vişne güzeli komik olmuştu.
bir daha benimle uğraşma demiştin.
Teyzem bahçeden koşarak geldiğinde manzara feciydi,
ben ise yere düşmüş, ağlıyordum.
Teyzem daha ne olduğunu soramadan,
bir daha buraya hiç gelmeyeceğim demiştim.
Annemlerin yanına dönene kadar çok fazla dışarı çıkmadım.
Bazen vişne ağaçlarının içinde yürür ve vişne toplayanları izlerdim.
O sabah teyzem bavulumu hazırlarken,
bana bakıp sıkıca sarıldı ve bakma sen yiğenime demişti.
ama teyzeme söyleyemedim işte.
Arabaya binerken belki yolcu edersin diye bekledim,
ama etmedin.
Olsun, çocukluk günleri işte.
Kaç yaşındaydık ki, sen 15 ben 13.
Aradan 20 yıl geçmiş, ve işte yine burada bir aradayız...
Vişne ağaçları yine meyva vermiş,
ama bu sefer toplamayacağız,
çünkü bugün senin günün...Arabaya binerken belki yolcu edersin diye bekledim,
ama etmedin.
Olsun, çocukluk günleri işte.
Kaç yaşındaydık ki, sen 15 ben 13.
Aradan 20 yıl geçmiş, ve işte yine burada bir aradayız...
Vişne ağaçları yine meyva vermiş,
ama bu sefer toplamayacağız,
Evet senin düğününe geldim, canım oyun arkadaşım..
söz seni kızdırmayacağım artık...
ve bunca yıl öğrendiğim birde minik dip not
Sen bırak onları bır kenara,
Hayatına bak,
Kucuk bir su birikintisinden,
Ağaçlar arasından süzülen bir çaya,
Oradan da koca ırmaga gidiyoruz,
Yanımıza pek çok anı ve taş alarak,
İşte o yuzden bu yolculugun tadını cıkar
Hayatına bak,
Kucuk bir su birikintisinden,
Ağaçlar arasından süzülen bir çaya,
Oradan da koca ırmaga gidiyoruz,
Yanımıza pek çok anı ve taş alarak,
İşte o yuzden bu yolculugun tadını cıkar
....
başka bir hikayede görüşmek üzere...
kucak dolusu sevgiler...




